|
kadınlar ve erkekler hakkında herşeyin konuşulabileceği bir platForum olacak (devamı) |
Siyah Beyaz Hayatınıza Renk Katmak Ve Sizi Mutlu Etmek İçin Hizmet Vermekteyim. Yalnızca 21 ile 60 Yaş Arası Bayan Müşterilere Hizmet Vermektedir. ( Yasal Yaş Sınırı Altında Olanlara, Gay, Pasif, Eşcinsel Ve Travesti vb.) Müşterilere Kesinlikle Hizmetimiz Yoktur. Sevgili Ve Degerli Bayanlar Kendinizi Yalnız, Mutsuz, Değeri Bilinmeyen, Hissediyorsanız.Bir Yere Davetlisiniz Fakat Size Eşlik Edecek Ve Koruyacak Erkek Kavalyeniz Yoksa,Yabancı Bir Şehre Geldiniz Ve Şehri Gezmek İstiyorsanız, Canınız Sıkılıyor Dertleşcek Kimse Yoksa Yalnızlıgınızda İyi Bir Dost Arıyorsanız, Hiç Tatmin Ve Orgazm Olamamışsanız, Soğuk Bir Yatakta Yalnız Yatıyorsanız, Yada Değişikliğe, Kaçamağa İhtiyaç Duyuyorsanız, Kendinize Engel Olmayın O Soğuk Yatağınızı Sıcacık Yapacak, İçinizdeki Tüm Dişiliği Dışarıya Çıkarmanızı Sağlayacak, Bedeninizin Cinselliğe Susamış Tüm Özelliklerini, Sexi, Erotizmi, Ve Adrenali Yaşayabileceğiniz O Saatler İçin Partneriniz Burada! Bekar, Boşanmış, Dul, Evli Bayanlara Ve Evli Çiftlere Yatak Odanızda,Doğum Günlerinizde, Partilerinizde, Tatil Günlerinizde, Gece Hayatınızda, İş Toplantılarınızda Kokteyller, Kongreler, Fuarlar, Parti Davetleri, Şehir Gezi Turları, İş Yemekleri, Gece Eğlence Aktiviteleri vs. Her Yerde Ve Her Zaman Gerek Kavalyeniz Olarak, Gerek Yatak Partneriniz Olarak Kışkırtıcı Heycan Verici Fantazilerinizi Gerçekleştirmek İçin Beni Kiralıyabilirsiniz. Siz Sadece Hayal Edin Ben Gerçekleştireyim.Kavelye, Partner, Jigolo, Yatak Arkadaşı, Saatlik, Gecelik,Günlük, Haftalık,Aylık Özel Hizmetler Vermekteyim. Hayalleriniz Ve Fantazilerinizi Gözünüzün Önünden Geçirin! Bunların Gerçekleşebileceğini Düşünün! İstekli, Gizli, Kaliteli, Güvenilir Ve Profesyonel Kavalye Ve Jigolo Hizmeti Almak İstiyorsanız Ve Hayallerinizdeki Tüm Sex Fantazilerinin Artık Gerçekleşmesini istiyorsanız İletişim Bölümünden Bizimle İletişime Geçmek Yeterli Olacaktır.! Unutamayacağınız Dakikaları Ve Saatleri Sizlere Yaşatıyoruz. Unutmayın Tüm Hizmetlerimizde Saygı, Temizlik,Gizlilik Ve Güven Ön Plandadır. Lütfen Kavalye Ve Jigolo Talebinizi Ve Ne İstediginizi 48 Saat Önceden Bildiriniz. Hizmet alındıgı Taktirde En Kısa Zaman İçinde Talep Ettiginiz Mekanda Olunacaktır.
İletişim için: beylikduzu_aaa@hotmail.com dan ulaşabilirsiniz.
Merhaba ben Funda Yanar;
Bu sanal dünya da iki yıldır hiç aksatmadan dul bir kadın sesi olarak yaşama dair penceremden seslenmekteyim.
Benim blog sayfamda içeriği dopdolu bir dergisi kıvamında her gün özenle seçtiğim haberi, makaleri, ilginç yazıları, siirleri, müzikleri, mizah, kadın sağlık, magazin olaylarını, edebiyat ve sinema eserleri hakkındaki yazıları ve yorumları okuyucularımla paylaşmaktayım.
Simdi sen de benim bir okuyucum olur musun ?
Dul Bir Kadının Sesi : www.fundayanar.com
Siyah Beyaz Hayatınıza Renk Katmak Ve Sizi Mutlu Etmek İçin Hizmet Vermekteyim. Yalnızca 21 ile 60 Yaş Arası Bayan Müşterilere Hizmet Vermektedir. ( Yasal Yaş Sınırı Altında Olanlara, Gay, Pasif, Eşcinsel Ve Travesti vb.) Müşterilere Kesinlikle Hizmetimiz Yoktur. Sevgili Ve Degerli Bayanlar Kendinizi Yalnız, Mutsuz, Değeri Bilinmeyen, Hissediyorsanız.Bir Yere Davetlisiniz Fakat Size Eşlik Edecek Ve Koruyacak Erkek Kavalyeniz Yoksa,Yabancı Bir Şehre Geldiniz Ve Şehri Gezmek İstiyorsanız, Canınız Sıkılıyor Dertleşcek Kimse Yoksa Yalnızlıgınızda İyi Bir Dost Arıyorsanız, Hiç Tatmin Ve Orgazm Olamamışsanız, Soğuk Bir Yatakta Yalnız Yatıyorsanız, Yada Değişikliğe, Kaçamağa İhtiyaç Duyuyorsanız, Kendinize Engel Olmayın O Soğuk Yatağınızı Sıcacık Yapacak, İçinizdeki Tüm Dişiliği Dışarıya Çıkarmanızı Sağlayacak, Bedeninizin Cinselliğe Susamış Tüm Özelliklerini, Sexi, Erotizmi, Ve Adrenali Yaşayabileceğiniz O Saatler İçin Partneriniz Burada! Bekar, Boşanmış, Dul, Evli Bayanlara Ve Evli Çiftlere Yatak Odanızda,Doğum Günlerinizde, Partilerinizde, Tatil Günlerinizde, Gece Hayatınızda, İş Toplantılarınızda Kokteyller, Kongreler, Fuarlar, Parti Davetleri, Şehir Gezi Turları, İş Yemekleri, Gece Eğlence Aktiviteleri vs. Her Yerde Ve Her Zaman Gerek Kavalyeniz Olarak, Gerek Yatak Partneriniz Olarak Kışkırtıcı Heycan Verici Fantazilerinizi Gerçekleştirmek İçin Beni Kiralıyabilirsiniz. Siz Sadece Hayal Edin Ben Gerçekleştireyim.Kavelye, Partner, Jigolo, Yatak Arkadaşı, Saatlik, Gecelik,Günlük, Haftalık,Aylık Özel Hizmetler Vermekteyim. Hayalleriniz Ve Fantazilerinizi Gözünüzün Önünden Geçirin! Bunların Gerçekleşebileceğini Düşünün! İstekli, Gizli, Kaliteli, Güvenilir Ve Profesyonel Kavalye Ve Jigolo Hizmeti Almak İstiyorsanız Ve Hayallerinizdeki Tüm Sex Fantazilerinin Artık Gerçekleşmesini istiyorsanız İletişim Bölümünden Bizimle İletişime Geçmek Yeterli Olacaktır.! Unutamayacağınız Dakikaları Ve Saatleri Sizlere Yaşatıyoruz. Unutmayın Tüm Hizmetlerimizde Saygı, Temizlik,Gizlilik Ve Güven Ön Plandadır. Lütfen Kavalye Ve Jigolo Talebinizi Ve Ne İstediginizi 48 Saat Önceden Bildiriniz. Hizmet alındıgı Taktirde En Kısa Zaman İçinde Talep Ettiginiz Mekanda Olunacaktır.
İletişim için: beylikduzu_aaa@hotmail.com dan ulaşabilirsiniz.
Kadınlar, erkeklerden daha çok hikmet sahibidirler, daha az bilir daha çok anlarlar. (J. Duhamel). Kesinlikle katılıyorum Duhamel amcamıza, kadınların erkeklerden daha anlayışlı oldukları, çok anlayışlı oldukları ve gerçekten anlayışlı oldukları su götürmez bir gerçek. Zira 'Her başarılı erkeğin arkasında mutlaka bir kadın vardır.' çünkü başarıyı bir şekilde sezip onları desteklerler. Anlarlar erkekleri ve onların yapmayı istediklerini... Bir kez kendi başına kalsalardı erkeklerin 'adam' olmayacakları da (herkesçe) malum.
Yukarıdaki satırları okuduğunuzda gene bana kızacak kadınlar. Bizi sadece destekçi gibi göstermişsin, bizi anlayışlı ama bilgisiz yapmışsın diyecekler (az bilir çok anlar meselesi). Ama ben gayet iyi niyetle yazdım. Erkeklerin söyleyemedikleri şeyler bunlar... Çekindiğimizden söyleyemeyiz bunları... Kendimize itiraf edemeyiz... Onları kendimize eşit değil, onları kedimizden üstün bile görürüz aslında; ama söyleyemeyiz. belki de sebebi şu sözdür: "Kadınlar eşitlik diye durmadan haykırmak yerine bir kez durup erkekleri dinleselerdi, erkeklerin onları kendilerinden üstün tuttuğunu duyabilirlerdi"
(Haydaa) Bir gaf. Kadınların çok konuştuğunu söylemiş gibi oldum. Ama hayır. Kim akan suyun sesinden, hoş bir ezgiden bıkar ki? Kadınların sesi erkeklere duyguları kıpraştıran, kalbini dinlendiren, ruhunu büyüleyen, sükunet veren seslerdir. Nasıl o sesleri duymaktan bıkalım ve neden o seslerden kendimizi mahrum edelim? Seviyoruz konuşmalarınızı ve istiyoruz ki keşke hiç susmasanız ve benliğimizi sürekli büyüleseniz. Bizi o güzel sesinizle sarınız, kollarınızla sardığınız gibi... Hangi erkek istemez ki bir kadının kollarında olmayı. Bir amcamız bakın ne demiş; "İşte Kadın! Ne olurdu ellerine düşmeden kollarına düşebilseydik..." (A. Birce)
Bir pot (daha). Şimdi siz cümlenin başına bakacaksınız, sonunu hiç kâle almayacaksınız. Başta erkeklere tavsiyede bulunabilir; hani bir kadının eline düşmeyin, aman başınızı yakmayın, geçliğinizi mahvetmeyin, hayatınızı zindana çevirmeyin. Ama siz sonuna bakın, ne demiş Birce Amcamız; kadının kollarına atın kendinizi...
Bir kadın sever. Bir kadın çok sever. Bir kadın severse çok sever. Bunu tüm erkekler bilirler. Hatta bir zaman bu erkekler toplanmışlar ve demişler ki bu kadınlar o kadar sevecen, o kadar merhametli, o kadar bağışlayıcı, o kadar sevgi ile yoğrulmuş bir kalbe sahip insanlar ki içimizden birini seçelim, onlara bu düşüncelerimizi iletelim. Düşünmüşler, düşünmüşler; sonunda demişler ki bunu bir yazara söyletelim, o güzel söyler hem herkes de duyar. Sonra Balzac amcayı çağırmışlar; Demişler ki sen kadınların merhametini övücü sözler söyle. Balzac da yazmış "Kadınlar bizi sevdikleri zaman her suçumuzu bağışlar." Ne muhteşem bir söz. Ne kadar onur verici. Ve ondan sonra Balzac'a 'onur verici iş yapan' manasında bir isim vermişler ve Balzac ondan sonra Honoré de Balzac diye anılmaya başlamış. (Düşülen not: Gerçeklik payı yoktur.)
Değinmeden edemeyeceğim; kadınlar hakkında yazılar yazan insanlar hakkında, hele hele onları eleştiren insanlar hakkında genel bir düşünce vardır; herhalde reddedilmiş. Bence bu fikir biraz 'kadınca'. Dünyada hiçbir erkek yoktur ki daha önce birisi tarafından reddedilmiş olmasın. Hem biz erkekler olmadık şeyleri isteyecek kadar aptalız. Nereden biliriz ki; "kadınların, erkekleri mesut etmek için bir tek usulleri vardır; halbuki bedbaht etmenin otuz bin türlü yolunu bilirler." (Heinrich Heine). Yani Heinrich amca sen nereden çıktın yahu? Herhalde yukarda söylediğim sözleri desteklemek istiyor; bir kadın sadece bir erkeği mesut eder, ama otuz bin tanesini paketler gönderir; o zaman dünyada reddedilmemiş erkek kalmıyor...
Son sözü eski Amerika Birleşik Devletleri Başkanına bırakmadan önce; Hepinizin Dünya Erkekler gününü kutlarım (Dünya Kadınlar Günü dışında kalan 364 günü erkekler sahiplenmiş, e bugün de o günlerden birisi).
"Bana, okuduğum kitapların en güzelinin hangisi olduğunu sorarsanız, söyleyeyim: Annem'dir." (Abraham Lincoln)
İlkokuldan beri hepimiz biliriz değil mi ismin hallerini?
Yalın hali, -i hali, -e hali, -de hali ve -den hali. Sonra öğretmen bir ismi hallerine göre çekmemizi ister. Misal ev, evi, eve, evde, evden. Bardak, bardağı, bardağa, bardakta, bardaktan…
Sanırız uzun zaman sonra bu kadar Türkçe dersi burada yeterli ama derdimizi bu ders üzerinden tariflemeye çalışacağız daha anlaşılır kılmak için. Burada derin sosyolojik, psikolojik, etik, tarihsel, toplumsal, cinsel vesair analizlere girişecek değiliz. Derdimiz kadının hallerini ortaya dökmek, hem de ayan beyan. Sonunda bir yargıya, bir karara ermeye de çabalamayacağız. Sadece herhangi bir yerlerde çoook uzun zamanlardan beridir kadınlara, bizlere neler oluyor onları ortaya dökmek. Belki daha sonrasında aklımıza üşüşecek soruları paylaştığımız vakit elde kalacaklar önümüzü aydınlatacaktır diye umuyoruz. Başlayalım o halde!
Yalın hali: KADIN.
Neydi kadın, kimdi? Çoğunluğumuzun aklına ilk başta anne, bacı, kardeş, yar, nine geliyor. Şairin de aklına aynen böyle geliyor:
Ve kadınlar,
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri,
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle anamız, avradımız, yârimiz
ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen…
Kadın bu muydu? Kimin kadınıydı? Kadın yalın haliyle kadın mıydı yoksa sorun, yalın kadın olamamakta mıydı? Yalın, yalnızca kadın olmayı bilmiyoruz, belki de görmedik de ondandır. Hani Havva anamız bilmek istedi elmanın tadını ve cesareti vardı, kopardı elmayı dalından hiç umursamadan. Öğrendi tadını elmanın lakin, cezasını da ödedi ve ödemekte miyiz? O zamandan kalan bir alışkanlıkla kabulleniyoruz belki bize yönelen emir kiplerini: Dur kadın! Yat kadın! Sus kadın! Getir kadın, götür kadın!
-i hali ( belirtme, gösterme ): KADIN-I.
Kadın-ı belirleyen, onu gösteren şeyler. Onu olabilecek en olumlu şekilde sahip olduğu mesleğiyle belirtebiliriz. Öğretmen, hemşire, nadiren mühendis ve nadiren bir yönetici. Kadın-ı önce evindeki sorumlulukları bekler de ondan. Ev işleri, çocukların bakımı, ev halkının karınlarının doyması onların sıradan, işten bile sayılmayacak vazifelerindendir. O yüzden kadının yaşadığı uzayı, gözünün gördüğü evin duvarları belirler bir de TV kanalları. Ufkun ötesini düşleyemez, düşler de erişemez. Buna niyet edemez, ederse karşısına dağ gibi dikilir gelenekler ve kahrolası töre.
Ama kaçsalar da buluyor töre dedikleri illet onları. Tarih: 10 Ağustos 07. TV’de bir haber, her gün rastladığımız türden. Kocaeli’nde iki kadın sopalarla dövülerek öldürüldü. Anne-kız, kocalarından dayak yedikleri için çareyi kaçmakta bulmuşlardı; ancak töre onları buldu sonunda ve vahşice katledildiler kendilerinden önceki binlerce kadın gibi. Şiddet elbet töreyle sınırlı değil, eğitimli kadınlar da aynı sorunlarla yüz yüze.
Ama kadın-ı tarif ederken de soramıyoruz kadına, sen nesin diye. Onu tariflemişler bir kere. Kız çocuğundan genç kıza, genç kızlıktan gelinlik kızlığa, gelinlik kızlıktan sonra kadın adını alıyor ne hikmetse en sonu da koca karı olarak evrimimizi tamamlıyoruz. Başkaca sarışın kadın, lolita, selülitli ya da selülitsiz istisnalardan olabileceğimiz gibi saçı uzun aklı kısa, eksik etek, şeytan gibi de tanımlandığımız oluyor.
-e hali ( yönelme ): KADIN-A
Kadın-a yönelen veya kadın-a dair çok şey var. Bunun için hem devlet hem de sivil toplum kuruluşları çeşitli komisyonlar aracılığıyla derman olma işlevini üzerlerine alıyorlar. Kadın sığınma evleri, kadın-a karşı şiddete son kampanyaları, kadın ve aileden sorumlu bakanlık v.s. Ama nedense bunlarla aynı zamanda pek ala bir kadın bir üniversite kampusunda tecavüze uğrayabiliyor ve ardından suçlu için hemen ceza indirimi sebebi bulunuyor: Kadın kısa etek giymiş, zanlıyı tahrik etmiş olduğundan …
Oysa her gün medya neyi şırıngalıyor? Bu yıl mini etekler moda, ayrıca bronz teninize kırmızı ruh şahane gidecektir unutmayın!
-de hali ( kalma, bulunma ): KADIN-DA
Tarla-da çalışan kadın da iş-te çalışan kadın da evde çalışan kadın da okul-daki öğrenci kadın da bir eylem alanın-daki devrimci kadın da farklı düzeylerde bu prangayı kırmaya çalışsa ve karşı dursa ya da kabullenmiş ve kaderi, yazgısı olarak benimsemiş olsa da önemli olan kadın-da ve dolayısıyla tüm insanlıkta var olduğundan hiç şüphe duymadığımız değişme ve değiştirme azmidir. Eteğimiz-deki taşları döktük, çok ağır geliyordu evet bunca yük. Çünkü uzun zamandır biriktiriyorduk o taşları, kullanamadık bir kısmını. Tarlalarda toplamaya başladık taşları eteğimize, bağımız bostanımız yeşersin diye ama çalışmamız emekten sayılmadı. Sonra yetmedi aşımız göçtük büyük şehirlere, gece vakti dikmeye çalışırken damımızı, duvarın harcına kattık taşlarımızın bir kısmını. Sonra kuytu köşeler-de bekleyen tehlikeye savurduk, evimizi başımıza geçirmeye gelen yıkım ekiplerine savurduk o taşları. 1 Mayıslarda meydanlarda direnirken, Filistin’de taş generallerin anaları bacıları olarak işgalcilere karşı, tanklara karşı silah belledik o taşları. Yani biz sadece kadın değildik aslında çok şeydik. Ve şimdi ağırlığımızı boşaltmanın verdiği rahatlıkla –den’e doğru ilerliyoruz.
-den hali ( çıkma, ayrılma ): KADIN-DAN
Kadın-dan meğer neler olurmuş neler. Kadın-dan adam da olurmuş. Bu –den hali sizde de bir kırılma noktası çağrışımı yaptı mı? Bir farkındalık durumu ve bunun getirdiği bir huzur. Herhangileştirilemez ve dolayısıyla kendisine veya topluma yabancılaşamaz ve yabancılaştırılamaz, yani hiçbir nesneye indirgenemez olduğumuzun farkında olalım ve farkında olunmasını sağlayalım. Sadece bunu becermek bile bazen uzun vakit alabiliyor, bilemeden yok olmak da mümkün, bilerek ve gücü yetemeyerek tükenmek de mümkün. Başımıza yemenimizi bağlayıp, üstümüze güllü mintanımızı giyinip, elimize bir süpürge geçirip ya da sonradan bizim ettiğimiz kot pantolonumuzu giyinip, gözlerimize kara sürme savaş boyalarımızı sürerek de olabilir, artık keyfimize kalmış bu kısmı, en iyi bildiğimiz yöntemlerle bu kirlilik-ten, yozluk-tan hem aklımızı hem bedenimizi hem de etrafımızı çamaşır yıkar gibi arındırarak yeni bir hayatın kapısını aralamak da bizim işimiz.
O halde hepimize kolay gelsin…